Biyoçeşitlilik

 

 

Biyoçeşitlilik Yönetimi

Biyoçeşitliliğin Yönetimi kolay bir görev değildir. Özellikle de, ilgili grupların kolay etki altına alınamaması bu süreçte geçerli olmaktadır. Buna örnek olarak uluslararası anlaşmalar ve yönetmelikler gösterilebilir. Çoğu zaman bu anlaşma maddelerinin uygulanması ve tatbik edilmesi için sınırlı miktarda kaynak ayrılmaktadır. Bu kapsamdaki ilgili gruplar içinde idari birimler, Sivil Toplum Örgütleri ve konuyla ilgili yerel halk yer almaktadır. İklim değişikliği gibi gelişmeler biyoçeşitlilik için belirsiz sonuçlara yol açarken, biyoçeşitlilik yönetiminin karmaşık bir hal almasındaki faktörlere katkı sağlamaktadır.

Yönetim Basamakları

Ancak yine de, biyoçeşitlilik yönetimi işlemini şekillendirmek ve yapılandırmak konusunda yardımcı olmak üzere birkaç basamak ayırt edilebilir. Bu basamaklar:

  • Sorun Tanımlama
  • Planlama
  • İzleme
  • Değerlendirme

Biyoçeşitlilik Yönetimindeki Yaklaşımlar

  1. 'Yerinde uygulanan' (in-situ; saha; ortam-içi) yaklaşımları; türler, genetik çeşitleri ve yabani ortamdaki habitatları koruyan yöntem ve araçları kapsamaktadır. Bu; habitat ve ekosistemleri korumak için ekologlar ve korumacılar arasında yararlı bir yaklaşım olmaktadır.
  2. Ortam-dışı (ex-situ) yaklaşımlar; bitkiler, hayvanlar ve mikrobik türler ile genetik çeşitlerin kendi çevrelerinden çıkarılması yöntemlerini kapsamaktadır. Bu yöntemler ise; ziraatçılar ile tür biyologları arasında oldukça popüler olup, tür örneklerinin devamlılığına yardım etmektedir.
  3. Restorasyon ve rehabilitasyon yaklaşımları; türleri, genetik çeşitleri, toplulukları, popülasyonları, habitatları ve ekolojik süreçleri yeniden kurmak için gereken yerinde uygulanan ve ortam-dışı araçları belirleyen yöntemleri kapsamaktadır. Ekolojik restorasyon genellikle, bozulmuş bölgelerdeki doğal ve yarı-doğal ekosistemlerin yeniden kurulması ile ilgilenir. Bu, ekolojik rehabilitasyon ekosistemin süreçlerini onarırken, çoğu doğal türün tekrar ortama sunulmasını kapsar.
  4. Önemli arazi kullanım yaklaşımları; ormancılık, balıkçılık, tarım, yabani hayatın yönetimi ve turizm stratejileri ve araçlarını kapsamaktadır. Bunlar ise; koruma, sürdürülebilir kullanım ve eşitlik kriterleri, hedefler ve uygulamaların yönetimi hakkındaki kılavuzla ilişkilidir. Buradaki arazi kullanım yaklaşımlarının, çoğu peyzaj ve yakın kıyı bölgesini kapsaması nedeniyle, biyoçeşitlilik yönetiminde yatırımcılar için sıklıkla en büyük ödülün bulunduğu yerlerde geçerli yaklaşımlardır.
  5. Politika ve kurumsal yaklaşımlar; arazi kaynaklarının kullanımını sınırlayan yöntemleri kapsamaktadır. Bu; belirli arazi kullanım uygulamalarını güçlendirmek ve hizmetin önünü açan arazi tasarruf düzenlemelerini yaratmak ve zorlamak amacıyla, vergi ve teşvik politikalarının kullanımı yoluyla ve bölgelendirme şemaları aracılığıyla olmaktadır. Ayrıca, irtifak (geçiş) hakkının kullanılması ve biyoçeşitlilik lehine olan peyzaj özelliklerinin kurulmasını gözeten özel görüşler ile kamu kurumları arasındaki düzenlemeler önemlidir.

    Biyoçeşitlilik Yönetiminin Özellikleri

    Daha spesifik olarak, 'Biyoçeşitliliğin Yönetimi' aşağıda verilen amaçları öngörmektedir:
    1. Koruma çabalarını planla ve eşgüdümü sağla;
    2. Yerinde (in situ) ve ortam-dışı (ex situ) uygulanan stratejiler kullanmak suretiyle ekosistemi, türleri ve genetik çeşitliliği korumaya al ve restore et;
    3. Ormancılık, balıkçılık ve tarım gibi yönetim sistemlerinde biyoçeşitliliğin sürdürülebilir olarak kullan;
    4. Biyoçeşitliliğin kazançlarını sosyal ve kültürel araçlarla eşit olarak paylaş;
    5. Koruma ve sürdürülebilir kalkınma faaliyetleri için yasal bir zemin hazırla; ve
    6. Biyo-bölgesel ölçeklerde önlemlerin bütünleşik yaklaşımla ele alınması için insani ve kurumsal kapasiteyi yapılandır.

      Yönetim Kavramı ve Planları

      Yönetim politikasından beklenen sonuçlar; uygulanmakta olan yönetim kavramı ile yakından ilgilidir. Bu çalışmada, aşağıda verilen ve her biri farklı sonuçlar üreten iki kavram incelenmektedir:

      • Ekosistem Yönetimi Kavramı
      • Tür Yönetimi Kavramı

      Spesifik planların geliştirilmesi; ayrıca biyoçeşitlilik yönetiminin bir parçası olmaktadır:

Örnek:
Som Balığı Eylem Planı
(IBSFC, 1997-2010),
RUSYA


'Uluslararası Baltık Denizi Balıkçılık Komisyonu' (The International Baltic Sea Fishery Commission - IBSFC)'nin 1997-2010 yılları arası için yürüttüğü 'Som Balığı Eylem Planı' (Salmon Action Plan, 1997-2010) kapsamında; '4. Çözüm' (Resolution IV) olarak kabul edilen ve yayınlanan bir çalışma, tamamen yabani Som Balığı stoklarını geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Baltık Denizindeki Som Balığı stoklarının sorunları aşağıda verilmektedir:

  • Baltık Denizindeki kıyı çizgisinde bulunan küçük yarıklar içinde bırakılan yumurtaların bozulması;
  • Som Balığının yapay olarak yetiştirilmesinde gözlenen aşırı gelişme;
  • Kültür-balıkçılığı kapsamında aynı türün çiftleştirilmesine bağlı olarak genetik çeşitliliğin kaybı ve M74 (salgın-) hastalığına yol açılması.

Planın amaçları; yabani Som Balığı üretimini tedrici olarak artırmak yoluyla;
1- 2010 yılına dek bu türlerin yasadığı nehirlerdeki en muhtemel potansiyel kapasitenin en az %50 oranına kadar doğal bir üretimi sağlamak,
2- Som Balığı'nın bu nehirlerde yeniden var olmasını temin etmektir.

'IBSFC Som Balığı Eylem Planı' kapsamındaki temel unsurlar, aşağıda liste halinde sunulmaktadır:

  • Som Balığının, potansiyel som balığı nehirlerindeki varlığını yeniden tesis etmek;
  • Erken yaşam formlarını yakından izlemek;
  • Yabani Som Balığı habitatlarını mümkün olan yerlerde geliştirmek/restore etmek;
  • Balıkçılığın mümkün olan en yüksek seviyede esas olarak yetişkin popülasyonlara odaklanmasını sağlamak;
  • Kıyı devletlerini, IBSFC'nin önerilerini ve çözümlerini desteklemek üzere, denetimlerini artırmaya ve gereken önlemleri almaya yönlendirmek;

Daha fazla bilgi için aşağıda verilen INTERNET adreslerine bakınız:
www.rcmc.ru/strategy/forum/bag1/salmon.htm
www.ccb.se/ccb/pa07.html
www.ibsfc.org/

 

 

 

Geri İleri