Ortam-dışı (Ex situ) Uygulanan Stratejiler

Çekirdek, polen, sperm ve diğer bağımsız organizmalar gibi tohum plazma kaynaklarının kendi orjinal habitat veya doğal çevrelerinden uzaklaştırılmasını gerektiren bir koruma stratejisidir. Biyoçeşitliliği oluşturan kısımların kendi orjinal habitat veya doğal çevrelerinin dışında canlı tutulması ile uygulanabilir.

Yüzyıllar boyunca, bahçeler, hayvanat bahçeleri ve yaban hayvanlarını sergileme alanları; değerli bitki ve hayvanlar için bir depo olmuştur. Çoğu bitki ve hayvan türü, doğal ortamda artmakta olan tehditler ve bilinmez bir gelecekle yüzleştikçe, botanik ve hayvanat bahçeleri ile akvaryumların hayati rolü de anlaşılmaktadır.
Bu yöndeki yeni bir yaklaşım ise; 2 çeşit 'gen bankası' kullanımı olabilir:

1992 yılında Brezilya'da gerçekleştirilen Uluslararası Çekirdek Koleksiyonları Atölye Çalışmasında (the International Workshop for Core Collections), biyoçeşitlilik koruma alanları (örneğin geleneksel tarımın yapıldığı anahtar koruma bölgeleri, vs.) için 'yerinde gen bankaları' veya 'saha gen bankaları'nın kurulması önerilmiştir. Bunlar, bitki türlerinin; bireysel koruma alanları ile birlikte çekirdek koleksiyonları olarak hizmet edecek ve yerinde çekirdek koleksiyonu oluşturma stratejisine fırsat verecektir.

Türlerin ve Popülasyonların Restorasyonu

Çoğu uzaktan (ortam-dışı; ex situ) koruma çabalarının mantıklı bir sonucu ve uygun bir açıklaması olarak, hareketleri sınırlandırılmış (tutsak-edilmiş) cinslere ait türlerin varlığı da yaygın olarak görülmektedir. Bitki ve hayvanların yeni popülasyonlarının oluşturulmasında kullanılan 3 temel yaklaşım bulunmaktadır:

  1. Yeniden-oluşum programları;
    yaban ortamından toplanan tutsak cinslere ait türler, tarihsel oluşumlarına ait ve kendi türlerinin bulunmadığı bir bölgede serbest bırakılmaktadır. Böylesi programların amacı ise; yeni bir popülasyonun ilk (orjinal) çevresi içinde yaratılmasıdır.
  2. Büyütme programları;
    bireylerin, mevcut bir popülasyon içine bırakılarak, bedensel gelişim ve genetik çeşitliliğinde artış sağlamayı amaçlar. Ancak bu uygulama, hastalığın bulaşması ve mevcut popülasyonun genetik sağlığının azalması ile sonuçlanmaktadır. Ancak, genetik çeşitliliğin çok ciddi bir şekilde hasar gördüğü durumlarda ise, bu büyütme programlarını uygulamaya koymak zorunludur.
  3. Oluşum programları;
    hayvan ve bitki popülasyonlarını, tarihsel gelişim alanı haricindeki bölgelerde oluşturur. Bu uygulama;
    - habitat koşularının tarihsel gelişim alanlarında ciddi bir şekilde bozulduğu yerlerde,
    - artık hiçbir türün hayatta kalamadığı koşullarda,
    - türlerin yok olmasına neden olan etkenin halen mevcut olduğu yerlerde, ve
    - yeniden-oluşum programının uygulanmasının olanaksız olduğu durumlarda geçerli olabilir.

Ekosistem ve Peyzaj Restorasyonu

Bazı ekolojik restorasyon çabaları, uzun yıllar boyunca sürdürülmekte ise de, 'restorasyon ekolojisi'; ekoloji içindeki en yeni ve en zorlayıcı disiplinlerden biri olmaktadır.
'Ekosistem Restorasyonu'; çoğunlukla maden alanları, cüruf atıkları ve kent çöplükleri gibi aşırı bozulmuş olan bölgelerde uygulanmaktadır.
Restorasyon yaygın olarak öncelikle, bitki topluluğunun yeniden var olmasını kapsamaktadır. Bu işlem genellikle, bitki ekilerek ve daimi türlere azami özen gösterilerek gerçekleştirilir. Bunun sonucunda, faunanın geri dönmesi (kurtarılması) beklenir. Yeni-oluşum sürecinin bir parçası olarak, hayvan ve toprak topluluklarının yeniden var olması için yoğun bir çaba gösterilmektedir.
'Peyzaj Restorasyonu'; mevcut olan bölümlerin tasarımını geliştirmek için, habitat alanını ve bağlantılılık durumunu artırmayı, mevcut bölümlerin etrafındaki geçiş bölgelerini oluşturarak harici etkilerden korumayı amaçlar.

Buradaki amaç ise; geride kalan doğal ekosistemin elemanlarını restore edilmiş olan ekosistemin arasına serpiştirerek, bazı koruma hedeflerini ve üretim sistemlerini ikmal edebilecek bir peyzaj ortamı yaratmaktır. Yeni peyzajlar ise, sürdürülebilir özellikte koruma alanlarının uzun-vadeli varlığını koruyucu nitelikte olmalıdır. 'Peyzaj Restorasyonu'nda; koruma açısından nem taşıyan pek çok doğal peyzaj özelliklerine dikkat edilmelidir.