Tanımlanmamış Kaynaklar (Gelecekteki kaynaklar)

Canlı türlerinin sayısı kesin olarak bilinmemektedir. Günümüze dek bilim-insanları 1,7 milyon canlı organizma türünü tanımlayarak sayımını yapmışlardır. Ancak, Dünya'daki toplam canlı türü sayısının 5-30 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması ile yeni biyolojik kaynakların keşfedilmesi arasında, belirgin bir ilişki bulunmaktadır. Gerçekte bilgi birikimi arttıkça da; insanların refahını artırmak amacıyla, yeni biyo-kaynakların keşfedilmesi ve geliştirilmesi beklenmektedir. Diğer türlere nazaran daha az sayıda geliştirilmiş ve halihazırda ekilmekte olan bitki türleri üzerinde yoğun bir araştırma ve bu türlere uygulamak için seçici bir iyileştirme yapılabilmektedir. Halen kapasitesinin altında kullanılmakta olan (yapabileceğinin altında bir hizmet gören) besin ürünleri; gelecekte daha önemli bir ürün olma gücüne sahip bulunmaktadır. Yerli halkın bitkileri kullanma tarzına ait belgeler; bitki türlerinin daha geniş kapsamlı ve/veya ekonomik kazanım için geliştirilmesi düşüncelerinde ana fikri oluşturmaktadır (Bkz, Referanslar: Iltis, 1988) .

Biyolojik kaynaklardan temin edilen potansiyel ürünler; mercanlardan elde edilen güneş siperleri, örümcek tarafından üretilen ipekten elde edilen yüksek ve düşük dirençli lifleri, Kadife solucanları veya midyelerden ani-yapışkan maddelerin elde edilmesi gibi ürünleri kapsamaktadır. (Bkz, Referanslar: Beattie, 1991) . Mikroorganizmalar; çok çeşitli tarım-kimyasalları, hayvan yemleri için proteinler, enzimler ve biyo-polimerlerin üretiminde önemlidirler.

Bir böcek ilacına (Bacillus thuringiensis) ile yağlar ve petrol gibi diğer faydalı ürünlere benzer olarak; doğal olarak elde edilen tarım ilaçları için, biyotik kaynakların daha fazla geliştirilmesi açısından bir potansiyel ayrıca mevcuttur. (Bkz, Referanslar: Plotkin, 1988) . Biyoçeşitliliğin korunması; etkin biyolojik kontrol organizmalarının keşfedilmesi ve hastalığa dirençli türlerin geliştirilmesinde önemli olmaktadır. Mikroorganizmalarla ilgili olarak 'genetik mühendisliği'; yeni bileşimler ve süreçlerin yaratılmasında ileri teknikler olabileceğini göstermektedir (Bkz, Referanslar: Reid et al., 1989) .