Yerinde Uygulanan (In situ) Stratejiler

  1. Az veya hiç bir yönetimin olmaması durumu:
    Bu durum; habitat parkları ve diğer koruma alanlarına ya da insanların en az düzeyde rahatsızlık verdiği ve koruma altında olmayan alanlarda tasarlanabilir. Amaç; yabani türlerin veya bitki türlerine ait yabani akraba popülasyonlarının genetik bütünlüğünü korumak için, gerekli popülasyon boyutlarını ve yapılarını devam ettirmektir.
    Bu stratejiye karşı ortaya çıkan en büyük güçlük ise; birçok tür hakkında oldukça az bilgi birikiminin bulunmasıdır. Ayrıca belirli bir düzeye kadar veya aşırı biçimde insan faaliyetleri tarafından etkilenmiş olan genetik çeşitlilik içeren bu sistemlerde, bir yönetim olmaksızın nasıl etkin olunacağı konusu da, en büyük bilinmezlik olarak ortaya çıkmaktadır.
  2. Düşük seviyede bir yönetim olması durumu:
    Doğal madde işletimi ve hayvan yetiştirme şeklindeki geleneksel uygulamaları koruyarak, tür çeşitliliğine şekil veren habitat ve insan faaliyetlerinin devam ettirilmesine dayalı olan bir stratejidir. Bazı değişmiş türler açısından da en azından genetik çeşitliliğe bir katkı sağlanmaktadır. Küçük-ölçekli bir balıkçılık; böyle bir yönetime örnek olup, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir yapı sergilemektedir.
  3. Orta seviyede bir yönetim olması durumu:
    Biyolojik kaynakların uzun bir süre boyunca yoğun olarak değiştirildiği yerlerde, türlerin ve genetik çeşitliliğin devamlılığı için, sürekli olarak yapay bir müdahale gerekli olabilir. Örneğin, Rusya'daki 'Galichskoe' ve 'Chuchlimskoe' göllerinde aktif balık avlanma aygıtlarının yasaklanması, deniz yosunları ile birlikte aşırı büyümeye ve değerli birkaç balık türünün azalmasına yol açmıştır.
  4. Yoğun seviyede bir yönetim olması durumu:
    Bu strateji ile, evcilleştirilmiş veya yarı-evcilleştirilmiş türler hedeflenmektedir. Evcilleştirilmiş veya yarı-evcilleştirilmiş türlerin çeşitliliği; büyük çapta insanlar tarafından yapılacak ıslah çalışmalarına bağlı olduğundan, popülasyon yapısının hayvansal tür çeşitliliğini devam ettirmesi gereklidir.

Genetik kaynakların korunması için yerinde (in situ) yönetim uygulamasındaki ilkeler yeterince bilinmekte ise de; oldukça az sayıdaki alanda, yukarıda belirtilen amaçlara yönelik idare gerçekten uygulanmaktadır. Hindistan'ın 'Garo Tepeleri'nde, narenciye ürünlerinin yabani akrabaları için gen rezervleri oluşturulmuştur. Meyve ağaçları için ise benzer rezervler; Hindistan, Çin ve Rusya'nın diğer bölgelerinde de yönetilmektedir. Hindistan'da birkaç orkide rezervi bulunurken, Etyopya'da yabani kahve için koruma alanları muhafaza edilmektedir. A.B.D.'nin Arizona Eyaletindeki 'Coronado Ulusal Ormanı'nda, yabani kırmızı biberlerin korunması için bir koruma alanı ayrılmıştır. Brezilya'daki 'Ulusal Genetik Kaynakları Araştırma Merkezi' (the National Centre for Research in Genetic Resources); ekonomik açıdan önemli olan çeşitli türler için, 7 adet genetik rezerv oluşturmuş, daha fazla rezerv için de planlamalar yapılmaktadır.
Yerinde uygulanan programlarda kaç adet türün yönetilmesi gerektiği henüz belirgin değildir. FAO ürün türlerinin yabani akrabaları için yerinde koruma uygulamalarının ihtiyaçları üzerine bir değerlendirme yapmış olsa da, ekonomik ve bilimsel değeri olan diğer bitki türleri için karşılaştırılabilir bir inceleme bulunmamaktadır. Ürün türlerinin yabani akrabaları için bile, hedeflenen türlerin yerinde yönetim seviyesini, koruma veya geliştirme gündemi içinde üst düzeye taşıyacak herhangi bir ciddi girişim bulunmamaktadır.

Yerinde uygulanan programlar, her ne kadar daha fazlaca yaygın olarak gerçekleştirilse bile; türlerin, popülasyonların ve genetik kaynakların çeşitliliğinin devam ettirilmesinde mevcut ve yeterli olmayacaktır. Eğer programlar arasında bir seçim yapılmış olsaydı, neredeyse daima yerinde programlar tercih edilirdi. Ancak yine de uzaktan (ex situ) uygulaman teknolojiler, yerinde (in situ) uygulanan koruma ve yapılandırma çabaları için, oldukça yararlı bir destek olmaktadır. Bu stratejiler, kendi çapında giderek artmakta olan bir etkinlik derecesine sahip bulunmaktadır.