Biyoçeşitlilik

 

 

Biyoçeşitliliğin Azalması (Türlerin Kaybı)

Pek çok kıyı bölgesinde, nüfus artışı ve ekonomik faaliyetlerdeki değişimler; mercan kayalıklarının, deniz tabanının, plaj kenarlarının ve sahilin de değişmesine yol açmaktadır. Kentsel alanın genişlemesi; özellikle sulak alanlar gibi kıyısal habitatların bozulması ile sonuçlanabilmektedir. Her bir türün yeni koşullara uyumu farklı olabileceğinden; ekosistemlerin yapısı ile coğrafik durumu değişebilecektir. Biyolojik çeşitlilik ise, türlerin yerel olarak yok olması yoluyla tehdit altında kalacaktır.

Biyoçeşitliliğin azalması (türlerin kaybı); pek çok şekilde ortaya çıkabilir. Ancak en kaygı verici durum ise, neslinin tükenmesidir. Bir türün tükenme (yok olma) hızı; esas olarak çevresel değişimlere ve türlerin bu değişimlere uyum sağlama olasılığına dayanmaktadır. Son yıllarda, dolaylı veya dolaysız olarak insani etkilerle ortaya çıkan yok olma hızı; doğal süreçlerle gelişen yok olma hızından oldukça yüksektir.
Biyoçeşitliliğin azalması dikkate alındığında, kıyı yönetimi açısından özel bir öneme sahip 4 faktörün olduğu görülür:

  1. Ötrifikasyon
  2. Habitatların azalması
  3. Türlerin ve Balıkçılık Nesnelerinin Aşırı-Kullanımı
  4. Yeni türlerin ekosisteme katılması

'Posidonia oceanica' Örneği:

Akdeniz'in endemik (yöreye özgü) bir türü olan 'Posidonia oceanica'; çoğunlukla 0,2 - 40 m. arasında değişen derinlikteki (alt-litoral) sığ bölgelerde ortaya çıkmaktadır. Avrupa Birliği Habitatlar Yönergesi'nde yer alan öncelikli habitat olarak bulunmaktadır. 'Posidonia oceanica' alanları (yatakları) çok yaygın değildir ancak, birkaç nedenden dolayı Akdeniz'deki en önemli ekosistemlerden biri olmaktadır:

  • 'Posidonia oceanica' ; denizin fidanlığıdır (yüksek düzeyli birincil üretim ve oksijenin sağlanması)
  • 'Posidonia oceanica' ; bölgenin flora ve faunasının (bitki ve hayvan türlerinin) %25'ini destekler. Deniz Kaplumbağaları, Su Kuşları, Kafadan-bacaklılar, Kabuklu Hayvanlar ve Midyeler için önemli beslenme alanları sağlar
  • 'Posidonia oceanica' ; balıkçılık ve turizm için büyük bir öneme sahiptir
  • 'Posidonia oceanica' ; kıyı erozyonuna karşı bir koruma sağlar. Sahil bandındaki 1 m.lik 'Posidonia' alanı kaybı, denizin yaklaşık 20 m. içeri çekilmesine neden olmaktadır.

'Posidonia' yatakları; nadir görülen alanlardan değildir (sadece Fransa'da 115.000 hektar büyüklüğünde alanlar bulunmaktadır). Ancak Akdeniz'in tamamında giderek artan ve geri-dönüsü olmayan bir azalma ortaya çıkmaktadır. Bunun nedenleri ise:

  • Kum çıkarılması. Altyapının, limanların ve yapay plajların geliştirilmesi : Artan bulanıklık ve 'Posidonia' yataklarının kum ile örtülmesi;
  • Nehirler üzerinde barajlar kurulması : Litoral (sığ, yoğun tür ve popülasyon içeren) bölgedeki sedimantasyonun (çökelmenin) değişmesi sonucunu verdiğinden bu bentler, habitatların korunmasız veya gömülü kalmasına yol açmaktadır;
  • Ağ-balıkçılığı ve gemilerin demirlemesi : Özellikle açıkta bulunan köklere hasar vermektedir;
  • Ötrifikasyon : Alg patlamalarına neden olmaktadır. Evsel ve endüstriyel atıksu deşarjları, habitatların yerel olarak tamamen yok olmasına neden olabilir;
  • 'Caulerpa taxifolia' : (ilk kez 1984 yılında Akdeniz'in Fransa kesiminde görülen tropik bir alg türü) 'Posidonia' yataklarında gittikçe güçlenen bir şekilde baskın bir tür olmaktadır.

Batı Akdeniz'deki durum ise, en ciddi olanıdır. Filizlenme yoğunluğu, birkaç onyılda %50'ye kadar ulaşan bir hızla azalmaktadır. Buna ilaveten, artan bulanıklık ve kirlenme, bu yatakların daha da daralmasıyla sonuçlanmış; buralardaki aktif yataklar, 10-20 m. derinlik bandındaki bir aralığa çekilmiştir. Ölü yataklar, oldukça fazla ortaya çıkmakta, hatta 35 yıl boyunca korunmuş olan su ortamlarında bile gözlenmektedir. Fransız anakarasına ait kıyılar için habitat kaybı; %10-15 olarak tahmin edilmekte ancak, filizlenme yoğunluğu da dikkate alındığında kaynak kaybındaki bu değer; %30-40 arasında olacaktır. Her ne kadar durum, adalar civarında ve Doğu Akdeniz'de daha iyi olsa da, bu değer; Akdeniz kıyı çizgisinin çoğunluğunu oluşturan bir kesim için, muhtemelen iyi bir tahmin olmaktadır (Internet Adresi: www.coastalguide.org/eco/index.html )

 

Ötrifikasyon Örneği:

Karadeniz Kıyıları, RUSYA

Biyojenik madde içeriğinin zengin olmasına dayalı yüksek muhtevalı organikler ve tek hücreli alg-patlaması; suyun bulanıklığını artırmaktadır. Bu ise; aydınlık tabakanın (ışıklı bölgenin) daha sığ olması anlamına gelmektedir. Makro-algler; aydınlık katmanın daha düşük olan sınırını, alçalan eğimli çanak boyunca izler. Çünkü, fotosentez için güneş ışığına gerek duyarlar.

Aşağıda verilmekte olan değerler, Karadeniz'in Rusya dahilindeki kıyılarından elde edilmiştir:
Son 20 yıl boyunca deniz suyunun bulanık olmasından dolayı, 'Novorossisik' (Gelengik) bölgesindeki makro-alg kuşağı; yaklaşık olarak 20 m. derinlik değişimi yoluyla yukarıya doğru ötelenmiştir (örneğin 'Odessa' gibi bazı alanlarda, 'Cystozira' tamamen gözükmez olmuştur (Zaitsev, 1991).

Daha önceleri 'Cystozira' çayırları arasında saklanarak yaşayan midye yatakları; bir etobur (yırtıcı tür) olan karından-bacaklı 'Rapana' için erişilebilir olduklarından dolayı, fiilen ortadan kaybolmuşlardır (bu canlılar tarafından besin olarak kullanılmışlardır). Bu konu için bakınız; Vinogradov vd., 1991. (Ref; Internet Adresi: www.ocean.ru/index.htm )

 


 

 

Geri İleri