Bütünleşik Kıyı Alan Yönetimi İlkeleri

 

 

Yöntemler, Araçlar ve Teknikler

Çevresel Değerlendirme Teknikleri

Bu teknikler, önerilen uygulamaların (alternatif gelişmelerin) kıyı sistemi özellikleri üzerindeki etkilerinin analizinde yardımcı araçlar olarak kullanılmaktadır. Aşağıdaki özellikler için iyi tasarlanmış teknikler mevcuttur:
  • doğal çevre kalitesi
  • doğal felaketler (afet) riski
  • ekonomik verimlilik
doğal çevrenin kalitesi
Bu konudaki çalışmalar, genellikle ‘çevresel etki değerlendirme’ (ÇED) olarak bilinir. 1985 yılından beri Avrupa Birliğinde ÇED çalışmaları yasal temele (http://europa.eu.int ) dayalı olarak yaptırılmaktadır. Bu tarihte ÇED direktifi olarak yürürlüğe girmiştir. 2000 yılında, 'stratejik çevre değerlendirme' adıyla benzer bir direktif; planlar, politikalar ve programlar için uygulamaya konulmuştur. Önemli çevresel etkiler, bu değerlendirme çalışmaları ile tanımlanmakta, değerlendirilmekte ve karar verme sürecinde halkın da katılabileceği bir şekilde dikkate alınmaktadır. Avrupa Birliği, çevresel değerlendirmelerin 3 aşamasına karşılık 3 ayrı öneri yayınlamıştır :
  • eleme: belirli bir proje için ÇED çalışmasının gerekli olup olmadığına ait kararın verilebilmesi için uygulanan süreç
  • kapsam belirleme: ÇED yetkililerine sunulacak çevresel bilgilerin içeriğini ve detayını belirleme süreci
  • gözden geçirme: ÇED yetkililerince karar vericilerin bilgilendirilmesinde kullanılacak çevresel etki kararının yeterli olup olmadığının gözden geçirilmesi süreci


UNEP, deniz ve kıyı alanlarında ÇED’in nasıl yapılacağına dair yararlı bir rapor yayınlamıştır (Şekil: Ref: UNEP90 ). 
Özel konular için farklı çevresel değerlendirme teknikleri bulunmaktadır; Taşıma kapasitesi Değerlendirmesi (CCA), İklim Etkileri Çalışmaları (CIS), Kıyı Toplulukları için Hızlı Değerlendirme (RACE).

Örnek: ÇED işlemi için basitleştirilmiş akım şeması

Ref: UNEP90 ‘a bağlı olarak bir ÇED işleminin nasıl yapılabileceği aşağıdaki şemada gösterilmiştir. Tanımlanan işlem, bir ÇED’in içermesi gereken 13 adet yönlendirici ilkeden oluşmaktadır. Bu ilkeler, 1987 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda imza altına alınmıştır.
(şekli görmek için üzerine tıklayınız):

Doğal afetler riski
Kıyı alanlarındaki artan gelişmeler, burada yasayan insanları, onların mülkünü, flora ve faunayı büyük bir risk ile karsı karsıya bırakmaktadır. Özellikle; sel baskınları, toprak kaymaları, tanker kazaları gibi afetler için savunmasız bir durum ortaya çıkmaktadır. Akdeniz bölgesi için depremler önemli bir kıyısal risktir. Pek çok tropik bölgede; denizden ve nehirlerden kaynaklanan sel   baskınları büyük sorunlar yaratır. Doğal afetlerin etkilerini ve oluşum riskini azaltmak için, bu tehlikelerin önceden değerlendirilmesi ve kontrol altına alınarak yönetilmesi gerekir. Standart 'çevresel risk yönetimi' stratejisi : 
Neyin yanlış gidebileceğini belirler ve en ciddi hasarları sıralar.  
Bu olayların gerçekleşme olasılıklarını inceler, eğer bu afetler gerçekleşirse ne kadar dayanılabilir, bu afetler nasıl önlenir, azaltılır veya kontrol edilir.  
En uygun politik seçenek tatbik edilir.  
Seçilen risk giderim yönteminin etkinliğini değerlendirir.  

Risk değerlendirmesi, BKAY proje değerlendirmelerinin standart bir parçası olmalıdır. Çevresel Risk Değerlendirmesi (ÇRD) konusunda ilgili modülden yararlanılabilir.

 
Ekonomik verimlilik
Eğer kazançlar ispat edilebilirse, pek çok kararlar alınabilir.   Bu yüzden BKAY programlarının değerlendirilmesinde, bir önerinin ekonomik verimliliğini belirlemek için çalışmalar yapılması uygun olur. İçinde doğa değerlerinin olduğu yatırımları değerlendirmek için ekonomik tekniklerin uygulanmasında karşılaşılan güçlük; doğa değerlerinin para birimi ile tarifinin zor olmasıdır. Ayrıca, kıyı sistemlerine ait özellikler her zaman tam olarak anlaşılamamaktadır. Bir faaliyetin bir diğeri üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri   (fayda ve maliyet) ihmal edilebilir.   Ekonomik değerlendirmede kullanılabilecek tekniklere örnek olarak :
  • fayda/maliyet analizi: bu analiz kapsamında iskonto edilmiş kazançlar ve maliyetleri kıyaslanmaktadır. Bir gelişmenin devam ettirilmesi için kazançların maliyetleri aşması gerekir.
  • en düşük maliyet analizi: bu analizde kazançlar dikkate alınmaz. Bu yöntem, kazançların tespit edilemediği veya alternatif kazançlar arasında önemli farkların olmadığı durumlarda kullanılır. Bu durumda karar vermek için iskonto edilmiş maliyetlere bakılarak, mümkün olan en düşük maliyetli olan alternatif dikkate alınır.
 

Geri İleri