Çatışma Yönetimi

Projenin ilk aşamalarında etkin bir toplumsal müzakere; çatışmaların önlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Projenin hazırlanması esnasındaki çatışmalar; ilgili gruplar arasındaki çatışmaların bir sonucu olarak, onaylanmayan projelere yol açması kadar, maliyeti yükselten gecikmelere de neden olmaktadır. Dünya Bankası tarafından böyle bir durum, projelere STÖ'nin katılımı ve toplumun rolünün gözden geçirilmesi süreci dahilinde bilinmektedir. Dünya Bankası 139. Teknik Tebliği - Çevresel Değerlendirme Kaynak Kitabı'ndaki ifade aşağıda verilmektedir:

" Etkilenen insanların görüşlerini dikkate almanın bir amacı; projenin uygulanabilirliğini geliştirmek olmaktadır. Dünya Bankası, tasarım sırasında işbirliği yapılan yerlerde, projenin başarılı olmasının daha muhtemel olduğunu tespit etmiştir. Dünya Bankası, projenin gerçekleştirilmesinde toplumsal katılımı bir engel olarak belirlememiştir. Tam tersine, etkilenen insanların durumunu gözetmeyen yaklaşımlarda, projelerin düşük kaliteli olması ve daha yoğun gecikmelerin görülmesi engellenememektedir. "

" -projeye sahip olma durumu " ve
" -tüm proğram aşamalarına ilgili grupların katılımı " ne verilen yüksek öncelik, tüm bütünleşik kaynaklar ve çevresel yönetim alanlarında tipik bir başarı etkeni olarak görülür .

Bazı ülkelerde, bu tür bir " Çatışma Yönetimi " için özel yapılar tasarlanmıştır. İlgili grupların bütün türleri, projenin tüm yönlerini sorgulamak ve tartışmak için, çalışmaların oldukça erken safhasında davet edilmelidir. Tartışma, tüm grupların esas konularda anlaşmaya varmasına kadar sürdürülür. Diğer ülkeler, kendi tarzlarına göre kamuoyu tartışmalarına az ya da çok izin vermektedir. Uygulanacak planlar ve kararlar, tüm ilgili gruplara, oldukça erken aşamada duyurulur. Bu duyuruların gruplar tarafından haber alınarak, ciddi olarak değerlendirildiğinden emin olunmalıdır. (Magdolna ve diğerleri, 1994) .

Bu konudaki bilgi dağarcığı ve ilgili örnekler, diğer CoastLearn modüllerindeki alt başlıklara bağlantılar yoluyla verilmektedir :

BKAY İlkeleri / Gerçekleştirme, Alt başlık: Çatışma Yönetimi)

Planlama / Kavramlar / Çatışma Yönetimi

Örnek : Çatışma Yönetimi, Almanya
(Kaynak: Coastal Guide, 7 Mayıs 2000, http://www.coastalguide.org/news/2000-07.html#trends2)

Bugüne dek Aşağı Saksonya'daki Alman Bölgesinde ("kara kısmında") bulunan Ems Halici Barajına, Alman ve Hollandalı çevreci gruplar, şirketler ve bireyler tarafından neredeyse 20 olumsuz karar ve 5 şikayet rapor edilmiştir. Son karşı görüş ise; yalnızca birkaç hafta önce (Haziran 2004) verilmiş ancak, baraj inşaatı yine de devam etmekteydi.

Almanya'nın en büyük çevreci sivil toplum örgütleri olan WWF-Almanya, BUND (Dünya Dostları) ve NABU; ekonomik ve çevresel olarak kabul edilebilir seçenekler varken, Ems Halici ve Wadden Denizi ekosistemlerinin üzerinde büyük oranda ekolojik etkilere yol açabileceğini iddia ettikleri Baraja karşı bir kampanya başlatmışlardı. Kuşlar açısından uluslararası değeri ve sulak alanı nedeniyle bu Haliç, 'Natura 2000 Network'ün bir parçası olmuştu. Baraj; Haliç'teki ikili ekolojik dinamiği (tuz ile oksijen içeriğini) değiştirebilecek ve (Kuşlar ve Habitatlar Direktifi gibi) hem ulusal ve hem de uluslararası çevre yasalarına uymayacaktı. aykırı olacaktı.

'Meyerwerft' Limanı; Baraj yapımından en kazançlı çıkacak olan bir yer olup, daha büyük gemilerin inşaası için ön-koşullara da sahipti. Baraj için ikinci tartışma olan 'kıyı koruma'; sivil toplum örgütlerinin iddiasına göre yalnızca bir aldatıcı bir yaklaşımdı. Seddelerin (dike) yükseltilmesi onlara göre, ucuz ve etkin bir seçenek olabilirdi (bir sivil toplum örgütü olan WWF'nin çalışmasına göre maliyet; Baraj inşaatına giden 335 milyon Alman Markı -167 milyon Euro- ile kıyaslandığında, 53 milyon Alman Markı -26 milyon Euro- olmaktadır). Bu seçenek, Aşağı Saksonya kıyılarının korunması için alınacak diğer acil önlemler için kaynaklar yaratabilirdi.

Aşağı Saksonya'daki bölgesel idare, 1997 yılında Baraj için bir planlama süreci başlatmıştı. Weser-Ems bölgesindeki yerel hükümet, Ağustos 1998'de projeyi onaylamıştı. Projeye göre Baraj, güçlü gel-git'ler sırasında ırmağın manbaında oluşan akıntıları değiştirmek için, Alman kasabaları olan Gandersum ve Nendorp arasında konumlandırılmıştı. 'Meyerwerft' Limanında bu konum; suların açık denize 8,5 metre çekilmesine dek, gemilerin aktarılmasını sağlamaktaydı.

WWF çalışması, Alman hükümet birimlerince kesin bir dille eleştirilmiş ve tuz içeriğindeki değişimler ve bunların flora ve fauna üzerindeki sonuçları hakkındaki öngörülerin abartıldığı ifade edilmişti. Dahası, bir lobi grubu olan 'Pro Sperrwerk'; geçmişteki örneğin 1994 yılında ortaya çıkan taşkınlarla ilgili kazalara ilişkin anıların halen hafızalarda canlı tutulduğunu ve tersane ile ilgili muhtemelen 10.000 kişilik işgücü kaybının halkın tartışmalarına konu olduğunu kanıtlamaya çabasına girmişti. Bununla birlikte, saygın bir kuruluş olan EMNID enstitüsü, halkın eğilimini belirlemek için yaptığı bir oylamaya göre, yerel halkın %87 oranının Baraj'a karşı olduğunu açıklamıştı.

Daha fazla bilgi için;


http://www.comlink.apc.org/bund/presse
http://www.ems-sperrwerk.de
http://www.pro-sperrwerk.de
http://www.wwf.de/c_kampagnen/c_ems/c_ems_info.html

Geri