Halkın Katılımı

 

 

Türkiye'de Halkın Katılımı

Türkiye'deki kıyı alanlarında halkın bilgilendirilmesi ve katılımı, her ne kadar ülke genelinde genişlemekte ve etkinleştirilmekte ise de, halen iyileştirilmesi gereken bir konumdadır. Bu ise, hem sayıca hem de güç açısından artan Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) ile yerine getirilmektedir. Ayrıca, Büyükşehir Belediyeleri, planlanan ve devam etmekte olan projeleri, halk ile tartışmak için düzenli olarak toplantılar yapmaktadır. Üstelik, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) mevzuatı, bir ÇED raporunun hazırlanması esnasında halkın bilgilendirilmesi ve katılımını gerektirmektedir.

ÇED

Türkiye'de bir ÇED çalışmasını gerektiren kıyı geliştirme ve faaliyetleri; termal/nükleer enerji santralleri, rafineriler, limanlar ve barınaklar, tesviye ve hafriyat, petrol ve gaz boru hatları; depolama hizmetleri, gemi onarım hizmetleri, açık denizde hidrokarbon üretimi, denizden petrol çıkarılması; başka yerlerde olduğu kadar kıyı-konumlu çeşitli ağır sanayiler, tersaneler, bakım ve onarım hizmetleri, balıkçılık sanayii, balast-suyu alan tesisler, balıkçı barınakları, kıyı ve deniz yapıları, deniz deşarjları, dalgakıranlar ve yat limanlarını kapsamaktadır.

ÇED mevzuatı, ÇED çalışması sırasında, incelenmekte olan proje hakkında halkı bilgilendirmek ve onların proje hakkındaki görüşlerini almak için bir toplantı yapılması gerektiğini bildirir. Eğer gerekirse proje teklifi gözden geçirilerek, halk ile başka bir toplantı yapılır. Bununla birlikte, halkın katılımı sınırlıdır ve onların görüşleri de idareciler tarafından yeterince dikkate alınmamaktadır.

Sivil Toplum Örgütleri
( STÖ )

STÖ, kıyı alanlarında halkın bilgilendirilmesi ve katılımını artırmak konusunda önemli ve etkin roller üstlenmektedir. Ancak STÖ halen, halkın katılımı ve uygulamaları konusunda yeterince bilgilenmiş değildir.

Türkiye'deki halkın katılımı için gereken hususlar aşağıda tanımlanmaktadır:

  • Halkın katılımındaki önemi ve kazançları öğretme gereği vardır.
  • Karar aşamasına katılım için insanların cesaretlendirilmesi gereği vardır.
  • Halkın görüşlerinin dikkate alınması için idarecilerin ve planlamacıların ikna edilmesi gereği vardır.
  • Karar-verme süreçlerinin daha şeffaf olması gereği vardır.

Örnek; Antalya/Türkiye'deki Atıksu Deniz Deşarjı

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Dünya Bankası tarafından finansal olarak desteklenen bir proje; Antalya kentinin içme suyu ve atıksu altyapısını geliştirmek amacıyla 1996 yılında başlatılmıştır. Bu projenin bir bölümü; atıksuların toplanması, arıtılması ve uzaklaştırılması sistemlerini kapsamaktadır. Bu projede, atıksuyun arıtılması ve uzaklaştırılması için derin deniz deşarj sistemine bağlanan bir atıksu ön arıtma tesisi planlanmıştır.

Antalya'daki vatandaşların ve yerel STÖ'nin bir bölümü; düşük seviyedeki bir arıtmanın denizi kirleteceğine inandıkları için, acil olarak daha yüksek seviyedeki bir arıtmanın yaptırılması konusunda güçlü bir eğilim göstermişlerdir. Ancak Akdeniz Üniversitesi ve Dünya Bankası’ndan gelen uluslararası uzmanlar, bu durumu araştırmış ve planlanmış olan düşük seviyeli atıksu arıtma tesisinin, işletmenin ilk safhalarında yeterli olacağı sonucuna varmışlardır. Politik nedenlerle, halkın bu görüşü, bir kısım yerel idareciler tarafından da desteklenmiştir.

Sonuç olarak Proje, daha yüksek bir arıtma seviyesini gerçekleştirebilecek şekilde; biyolojik arıtma birimlerinin ilave edilmesiyle değiştirilmiştir. Biyolojik arıtma birimleri inşaa edilmiş ve bu birimlerin işletilmesine daha yeni başlanmıştır. Yine de bu tür karmaşık ve pahalı arıtma tesisleri, finansal destek ve deneyim yokluğu yüzünden, Türkiye'de sürdürülebilir özelliğe sahip değildir.

 

 

BKAY ile ilgili esas konular

Antalya; Türkiye'de ünlü ve önemli bir turizm merkezidir. Bu kent, her yıl yaklaşık 4 milyon yabancı turisti kabul etmektedir. Kent için turizm; yatırımcılar ve yerel halk için en büyük parasal gelir kaynağı durumundadır. Güzel plajlar ve temiz deniz suyu; turistler için en çekici olan unsurlardır. Bütünleşik bir kıyı alanları yönetimi; tüm doğal güzellikleri korumak ve sürdürülebilir turizm ve kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için gereklidir. İyi bir altyapı, tüm atık türlerinin ve atıksu deşarjlarının arıtılması ve uzaklaştırılması açısından hayati bir önem taşımaktadır. Antalya'da yerel halk ve STÖ; çok değer verdikleri çevresel varlıklarını korumaya oldukça düşkün gözükmektedir. Ancak aynı kesim Projeyi, sürdürülebilir olmayan, daha pahalı ve gereksiz bir projeye dönüştürmüştür. Yerel idarecilerden bir bölümü ise, politik nedenlerden dolayı halkı desteklemişlerdir.

Halkın baskısı yüzünden; çalışabilir durumda olan bir mühendislik tasarımının değiştirilmesi zorunlu olmuştur. Başlangıçta tasarlanmış olan ön (birincil) arıtma birimlerine, ikinci kademe biyolojik arıtma üniteleri ilave edilmiştir. Antalya kent halkı su anda; söz konusu Projenin uygulama aşamasını izlemektedir. Bu süreç, halen devam etmektedir.

ÇIKARILAN DERSLER

Halkın Katılımı; 'yanlış' doğrultulara da yönlendirme yapabilmektedir. Politik konular; halkın katılımında önemli bir rol oynamaktadır.

DAHA FAZLA BİLGİ

İletişim kurulduğunda kimden daha fazla bilgi temin edilebilir?
1. Prof. Bülent Topkaya, Çevre Mühendisliği Bölümü, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.
2. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.

Geri İleri