Halkın Katılımı

 

 

Sonuçlar

Halkın Katılımı üzerine hazırlanmış olan bu modülün sonuna gelmiş olmakla, aşağıda belirtilen sonuçlar ortaya konulabilir:

  • 'Halkın Katılımı'; kıyı alanlarının sürdürülebilir olarak geliştirilmesinde gerekli olmaktadır.
  • Herhangi bir kıyı alanları yönetimi, proje veya program girişiminin başarılı olması için, halkın katılımı zorunludur.

  • Halkın Katılımı, politik karar-verme sürecini harekete geçirir. Bu, kamu bilincini yaratan etkin ve verimli bir araçtır.
  • 'Sembolik Katılım'dan iyi işleyen sivil topluma kadar değişen bir aralıkta, farklı 'Halkın Katılımı' seviyeleri bulunmaktadır. Karar verme sürecinin değişik aşamalarında, farklı yaklaşımlar kullanılabilir. Projenin her bir aşamasında, halkın katılımının sağlanması ve süreçte sembolik katılıma yer verilmemesi oldukça önemlidir.

  • Kamu katkısını sağlamak için, farklı stratejiler ve teknikler izlenebilir. Bu seçim, ülkedeki gerçek duruma bağlı olarak yapılmalıdır.

  • 'Halkın Katılımı', ÇED süreci ile yakından ilgilidir, ÇED prosedüründe belirli bir aşamada kamu katkısı tarif edilmektedir.

  • Uluslararası Sözleşmeler, 'Halkın Katılımı'nda ulusal ve bölgesel mevzuatı geliştirmek için bir çerçeve önerir.

  • Farklı yerlerden seçilmiş olan örnek çalışmalar, 'Halkın Katılımı' uygulamalarının farklı ülkelere göre değişken olduğunu göstermektedir.

Genel olarak 'Halkın Katılımı'; bir 'gelişim süreci' olarak görülebilir. Bu süreç; (pasif olarak) bilgi edinme yoluyla başlamaktadır. İsteğe bağlı bilgi paylaşımı; medya ve toplantılar yoluyla halkın bilgilenme düzeyinin artırılması; temel sorunlar ve sürdürülebilirlik eğitimine dönüştürülen çevre koruma sorunları eğitimi; çevresel amaçlar için bireylerin (vatandaşların), sivil grupların ve sivil toplum örgütlerinin yargı önündeki bağımsızlığı; hükümet ile kurumsallaşmış düzeyde kurulan tam ortaklık ilişkisi; "yönetim"de ve paylaşılmış sorumluluktaki yeni yaklaşımlarla ilgili diğer sosyo-ekonomik ortaklıklar ile devam ettirilmektedir (MIO-ESCEDE, 2002).

Geri İleri