Halkın Katılımı

 

 

Halkın Katılımında Riskler

Esas Riskler

Halkın Katılımı ayrıca, karar verme sürecindeki bazı riskleri de tanıtır, veya sosyal örgütler içindeki aşağıdaki belirtilen kusurları açığa çıkarır;

  • çıkarların kutuplaşması
  • küçük sektörel çıkarların baskın olması
  • çatışmaların yanlış yönetimi
  • zayıf katılım türleri

Nedenler

Geleneksel Halkın Katılımı (halkın dahil olması); çoğunlukla bir dahili/harici, bize-karsı-onlar, sıfır-toplam çatışma ilişkileri olarak yapılandırılmıştır. Böyle bir kavram ile, hem halkın hem de ajansların stratejileri, muhtemelen işbirliğinden ziyade daha rekabetçi olmaktadır (Wondolleck, 1988) . Böylece, Halkın Katılımı nedeniyle değil, bunun yapısına rağmen bir yaratıcılık ortaya çıkabilir.

Diğer taraftan "Halkın Katılımı", oldukça sabit bir yapıda gerçekleşir. Çünkü ajansın halk katılım faaliyeti daha çok, harici talimatların bir sonucudur, toplu olarak bu çabaların uygunluğunu tanımlayan etkin bir mevzuat, yönetmelik ve ilgili durum yasaları bulunmaktadır (A.B.D. Kongresi, Teknoloji Değerlendirme Bürosu, 1992) . Gereklilikler çoğu zaman, halkın yorumunu almak için belirli bir süre verilmesi, her biri için asgari bir gün sayısı vardır, ve yasal duyuruların asgari bir sayıdaki yerel gazetelerde yayınlanması seklinde yerine getirilmektedir. Kolayca anlaşılacağı üzere sıradan bir ajans hareketi, daha fazla gecikmelere yol açma riski doğurabilecek veya öngörülemeyen süreç hatalarına neden olabilecek şekilde, ilave veya farklı bir Halkın Katılımı çeşidini üstlenmez ve bu sınırlamalarla uyumlu kalır. Yasalara uyulmamasına mani olunmamakta ancak, böyle yapılması için de çok az teşvik edici yön bulunmaktadır.

Çoğunlukla imarcı plancıları, yatırımcılar ve proje liderleri; katılmaları talep edilir edilmez, yerel beklentiler ve proje ile bütünleşmeye gerek duymaları açısından, 'halkın katılımı'nı bir risk olarak görmektedirler.
Diğer bir deyişle 'halkın katılımı'; özellikle yukarıdan-aşağı yaklaşımla tanımlanmış olan projelerde bir bakıma, girişimcileri uzlaşmaya (tavizlere) zorlayacaktır.
Burada değinilen son durumda 'halkın katılımı; yerel kullanıcıların projeye bakışını geliştirmek için bir yol olarak görülmekteyse de, ayrıca yerel nüfusun ihtiyaçlarına daha uyumlu bir projenin tekrar-tanımlanması (revize edilmesi) için bir yöntem olarak algılanabilir.

Riskin Azaltılması

Halkın Katılımındaki riskleri azaltmak için, esas ilgili grupların tümünü kapsayan kamunun, projenin tüm aşamalarına geç olmadan katılması gerekir. Üstelik halk, proje detayları hakkında çok iyi şekilde bilgilendirilmeli ve projedeki ilgili/önemli teknik değerlendirmeler çok iyi biçimde açıklanmalıdır. İlaveten, kamunun ilgisi açık ve şeffaf bir yöntemle karşılanmalı, halkın güvenini kazanmak için idarecilerin de açık ve şeffaf olması gerekir.

Örnek : Lomonosov kasabasındaki Bitüm (zift) Terminali, Rusya

Baltık Denizi'nin Finlandiya Körfezinde bulunan Lomonosov kasabasındaki Bitüm (zift) Terminali inşaatı, Lomonosov Master Planının plajlar ve rekreasyonel alanlar olarak öngörülen kıyı çizgisinin tarihi peyzajına zarar verecekti. Bunun yanında, sunulmuş olan "iş programı", geri ödeme dönemleri açısından fizibil değildi (olabilirliği yoktu). Milletvekilleri, St. Petersburg'un bir mahallesi olan bu belediyenin, planlanan faaliyetlerden herhangi bir kazanç sağlamayacağını ve yatırımcıların bölgeye verdikleri sözlerin tutulmayacağını düşünmüştü.

Halkın Katılımı süreci, 1999 yılında ve Lomonosov'daki sivil toplum örgütlerinin (STÖ) sorun hakkında izlediği ve tartıştığı bir video filmi sonrasında başlamıştı. İlgili bölgede terminalin geliştirilmesi hakkında yapılan halk toplantısında ifade edilen talebin, tüm temsilcilerin (konseyler, dernekler,..) gücünü her düzeyde temsil eden milletvekillerine ulaştırılması kararı alindi. Halk toplantısı sonrasında Lomonosov Belediye Meclis üyeleri, bu projenin onaylanmasını reddetti. Belediye Meclisindeki halk toplantıları, 2001 yılının Mayıs ayında tekrarlandı. Bu sırada, ilgili grupların tümü temsil edilmemekteydi. Sonuçta, tartışmalar oldukça verimsiz kaldı.

Projede, Halkın Katılımı süreci ile ilgili esas problemler:

  • Proje girişimcisinin ve yüklenicisinin, bilgi temininde ve tartışmalara halkın katılmasında gösterdiği pasif yaklaşım;
  • Proje üzerindeki duyumların kasaba idaresinin bilgisinde olmaması;
  • Yatırımcı, yönlendirici nitelikteki ÇED raporunda kayıt düşülmüş olan halk (dinleme) toplantısı sürecini oldukça resmi olarak izlemişti;
  • Halkın Katılımı sürecinin yönlendirilmiş bir finansman kaynağı yoktu, katılım Belediye bütçesinden ve STÖ tarafından destekleniyordu.

Daha fazla bilgi için bakınız : (Ref: İnternet)

SORU-1:

Doğru ifadeyi seçiniz
 
a) BKAY'nin ilk aşamalarında Halkın Katılımı, projeyi genellikle geciktirdiği için ekonomik kayıplara neden olabilir.
b) BKAY'nin ilk aşamalarında Halkın Katılımı, kısa vadede projeyi geciktirse de, projedeki değişikliklerin getirdiği maliyetten genellikle kaçınıldığı için, ekonomik kazançlar sağlayabilir.

SORU-2:

Doğru cevabı/cevapları seçiniz
 
a) Tüm ilgili grupların projeye katılımı; halkın katılımındaki riskleri azaltmaktadır.
b) İlgili grupların belirli bir aşamadan sonra projeye katılımı; halkın katılımının riskini azaltmaktadır.
c) Yöneticilerin uygulayacağı şeffaf (açık) idare yoluyla, halkın katılımındaki risk azaltılmaktadır.
d) Katılımcıların çatışan ilgilerini çözüme kavuşturmak, halkın katılımındaki riskleri azaltmaktadır.

SORU-3:

Hangileri Halkın Katılımındaki risklerden değildir ?
 
a) Yerel çıkarların, projenin öngördüklerinden farklı olması
b) Her ilgili grubun kendi çıkarını savunması
c) Çatışmalarda bütünleşik yaklaşımın benimsenmesi

SORU-4:

Doğru ifade(leri) seçiniz
 
a) Halkın karar-verme sürecinde yer alması, projede yaratıcı çözümlerin geliştirilmesini önlemektedir.
b) Proje, Halkın Katılımındaki riskleri öngörmüş olmalıdır.
c) BKAY uygulamasında Halkın Katılımı, önceden belirlenmiş kararlar yoluyla gerçekleştirilmelidir.

SORU-5:

Doğru ifade(leri) seçiniz
 
a) Yerel idarenin, planlanan faaliyetlerden herhangi bir kazanç sağlayıp sağlamayacağı konusu merkezi idarenin kararları yoluyla belirlenebilir.
b) Proje alternatiflerinin getireceği maliyet, gerçek katılımın gerçekleşmesinde riskler yaratmaktadır.

Geri İleri