Bulunduğunuz bölüm: / Uygulama Örnekleri / Mamaia - Romanya


Sahanın Tanımı
Karadeniz’in Romanya kıyıları, ince yumuşak kumu ve güvenli ve az eğimli kumsalları ile ünlüdür. Karadeniz’in suyu, diğer iç denizlerle karşılaştırıldığında (sadece 17% oranı ile) düşük bir tuzluluk oranına sahiptir. Yaz mevsimi, denizin sakin olduğu çoğu günlerde gerçekten, med-cezirlerin ve akıntıların sanal olarak yok olması (deniz seviyesi değişmiyor gibi) gözlenmektedir. Orta enlemler ve düşük yükseklik, kuru iklim için olumlu olup, Mayıs’tan Ekim’e kadar dayanan uzun bir mevsimin habercisidir. Kıyının doğuya açık olması, yaz ortalarında günde 14 saatin üzerinde bir zaman dilimi kadar, güneşin gözalıcı doğuşunu ve maksimum aydınlanmayı sağlamaktadır. Mamaia, ince ve yumuşak kumu ile tekrar kazanılan plajı ve vahşi armut ağaçların sarktığı güvenli 8 kilometrelik kumsalı ile aileler için özellikle uygun bulunmaktadır.


MAMAIA: Efsaneye göre; kaçırılan prensesi, sahilde tuzağa düşürülen ve Mamaia! Mamaia! diye ağlayan kızıyla tekrar birleştirmek için tanrılar Mamaia’yı yaratmıştır. Mamaia; Karadeniz’in Romanya kıyılarındaki en eski tatil beldelerinden biridir. Mamaia; 1906 yılında gelişmeye başlamıştır. (Romanya’daki tatlı su göllerinden biri olan) Siutghiol Gölü ile Karadeniz arasındaki ince uzun bir kara parçası üzerinde konumlu olup, Constanta’nın 5 Km. kuzeyindedir. Tatil beldesi, 1919 yılından sonra, bir şans oyunları salonunun kurulması ve zengin villaların yapılması yoluyla tekrar canlandırılmış ve Kral Ferdinand’ın yazlık evi olmuştur.




Mamaia kumsalı, turizm faaliyetlerinin en yüksek yoğunluğuna sahiptir. Mamaia’da, oldukça ağır bir erozyon yaşanmıştı.

Erozyonun Nedenleri
Tuna Nehri ve nehrin deltası üzerinde inşaa edilen Hidro-teknik su yapıları, litoral bölgedeki tortu dengesini olumsuz yönde etkilemek suretiyle, Tuna üzerindeki tortu (sediman) malzemesinin önemli boyutlarda azalmasına yol açmıştır. Ek olarak, Hidro-teknik ve liman yapım işleri kıyı boyunca akıntıyı durdurmuştu. Oysa bu akıntı, litoral sedimanın gelmesini sağlamakta ve özellikle Mamaia plajındaki ani erozyonu önlemekteydi. Hidro-teknik koruma işlerinin farklı tipleri, erozyon tarafından en çok etkilenmekte olan kıyının güney kısmında inşaa edilmişti.

Mamaia Plajını etkileyen erozyon
Mamaia’da kıyı erozyonu, Midia limanındaki sedde biçimli (set; İng: dike) 5 Km. uzunluğundaki koruma yapıları yüzünden ortaya çıkan özel bir sorundur. Bu seddeler, kuzeyden güneye doğru ilerleyen kıyı boyu akıntıları için bir engel gibi davranmaktadır. Seddeler yoluyla ayrıca, kıyıdan açıkta sürüklenen tortuları güney doğuya saptırılmakta ve bu yüzden Mamaia kumsalı bir körfeze dönüştürülmüş olmaktadır. Artık burada, hemen hemen doğal tortu tabakası gözlenmemektedir. Erozyona uğrayan Tuna Nehrindeki baraj yapılarından sonra, litoral bölgede genel bir sediman azalması görülmektedir. 1988 yılının Kış ayında, plajın güney kısmı, erozyondan büyük boyutlarda etkilenmişti. Kıyı çizgisi, 1966 ve 1988 yılları arasında 59 metre geriye çekilmiş ve kumsal yüzeyinin 88900 m²’si yok olmuştu. Mamaia kumsalı için acil koruma önlemleri olarak, 6 kilometre uzunluğunda dalga kıranlar yapılmış ve plaj kum ile beslenmiştir.
Kıyı korumanın uygulanmasından sonra sahil şeridi, küçük bir alanda sadece 35 metre geriye çekilmiştir. Biriktirme, 1978 ve 1995 yılları arasında azami 15 metre değeri olarak rapor edilmiştir.


 

Mamaia Plajının güney kısmı
a) 1961 yılında Midia limanı inşaatından önce
b) 1986 yılında – inşaat sonrasında


Kıyı koruma yapılarının etkisi
Plaj beslemesi; daha ’sert’ mühendislik önlemleri olarak kullanılan dalga kıranlar ve setlerin tam tersine, daha kabul edilebilir ’hafif’ bir yönetim seçeneği olarak giderek artan bir uygulama biçimidir.
Bir yönetim seçeneği olarak plaj beslemesinin avantajları; çoğunlukla rekreasyonel değerleri ve aşağı-akıntı erozyonuna neden olan minimal olasılığı artıran olumlu estetik sonuçları kapsamaktadır. Mamaia’daki plaj beslemesi; uygun kum malzemesi kullanılarak eritilmiş olan plajın tekrar doldurulması için uygulanmıştır. Ancak kullanılan kum malzemesini çok ince boyutlara dönüştürmek ve tam ölçüleri elde etmek mümkün olmamıştı. Temel esaslar, besleme için kullanılacak malzemenin biçim ve boyutlarının yerel plaj malzemesi ile uyumlu olmasını gerektirmektedir. Ancak Mamaia plajı için bu kriter ihmal edilmiştir. Gözden kaçan diğer bir önemli ve temel ilke ise, uç değerlerden kaçınılması gerektiğidir çünkü, plaj malzemesinin boyutları aşırı derecede küçültüldüğü zaman, (örneğin Siutghiol Gölünden kum getirildiğinde) lokal bulanıklığın artması ve su çekilmesi sorunu ile karşılaşılmaktadır. Alınan sonuçlar, bu tip bir çevre için normal değerlerden daha yüksek olacak biçimde erozyon oranının arttığını göstermiştir .  

Dalgakıranların etkileri; dalga kuvvetini azaltan ve gelen dalgaların enerjisini dağıtan yapılar olarak orta derecede olumlu görülmektedir. Sonuç olarak, Mamaia plajının güney parçası, erozyona karşı kısmen korunmuş ancak, korunan kısımlar sadece Dalgakıranların gölgesinde kalan ve plajın restore edilmesine izin veren bölgeler olmuştur. Mamaia plajının koruma sahasındaki sığ kesimlerin sualtı profilleri, dalgakıranların gerisinde denize doğru (-1 metreden -4 m. derinliğe kadar) eş-derinlik çizgilerinin konumunda bir değişim olduğunu ortaya koymuştur.

Dalgakıranların olumsuz yönlerinden sözedilmelidir:

  • Sökülen Dalgakıranların estetik olmayan görünüşleri
  • Dalgakıranların uç kısımları erozyon yüzünden düşmektedir
  • Akıntı yönlerindeki değişimler, Dalgakıranlar arasında erozyona neden olmaktadır
  • Erozyon süreci, koruma altında olmayan plaj alanlarına da ulaşmaktadır

 

 

İstenmeyen etkiler:

  • Akıntı düzenindeki değişimler
  • Plaj profilinde önemli boyutlarda değişmeler
  • Sediman taşınımında azalmalar
  • Yaz mevsiminde kullanma suyu kalitesi
  • Dalgakıranlardan tetrapodların (dört ayaklı hayvan türlerinin) göç etmesi

 

Kıyı erozyonunda potansiyel bir risk
Erozyon riski, hidro-dinamik kuvvetlere maruz olan ve sediman temininin olmayan dar bir kumsal sözkonusu olduğu için Mamaia plajında bulunmaktadır. Önceki devlet yönetimi sırasında Mamaia erozyondan önemli ölçüde etkilendiği zaman, kıyı koruma önlemleri uygulanmıştı. Altyapı ve turistik faaliyetler zarar görmüş, plajın büyük bir kısmı ve deniz kıyısındaki gezi yolu (kordon boyu) görünmez olmuştu. Eğer erozyon süreci devam ederse ve plajı korumak için gereken önlemler alınmazsa, gelecekte olması muhtemel bir fırtına halinde, Mamaia plajı ve tatil beldesi için potansiyel bir risk var olacaktır.

Turist kapasitesi
Mamaia tatil beldesi, Karadeniz’in Romanya kıyıları boyunca 2002 yılında toplam 26474 yatakla temsil edilen en geniş turizm kapasitesine sahip bulunmaktadır (bir-beş yıldız arası 61 otel, 14 villa, 3 kamp yeri). Constanta’nın kuzeyindeki Siutghiol Gölü ile Karadeniz arasında olup, Constanta ile bir karayolu bağlantısı vardır. 1906 yılında ilk balneal binası inşaa edildiği zaman kurulmuştur. 1919 yılından sonra bir Casino ile Kral Ferdinand’ın yazlık villası inşaa edilmiştir. Altmışlı yılların başlangıcında, ikinci aşama olarak ilk oteller inşaa edilmiştir. İnce kumlu plajından dolayı, Avrupa’nın güneydoğu kısmında yer alan bu tatil beldeleri ün kazanmıştı.

 


  Mamaia’yı kapsayan Romanya kıyılarının güney kısmındaki tüm kıyı tatil beldeleri için
Turist hareketleri
1997 1998 1999 2000 2001
Denizaşırı turistler 72452
61998
48275
43817
58025
Yerli turistler
782084 844056
720648
713927
687479
Toplam turist sayısı
854536
906054
768923
757789 745504


 

Plaj erozyonunun turizm üzerindeki etkileri
1,5 Km. kıyı uzunluğu olarak hesaplanan Mamaia’nın plaj yüzeyi, 1966 ile 1988 yılları arasında yaklaşık olarak %65 oranında azalmıştır. Turist başına 4 m² plaj yüzeyi düştüğü dikkate alındığında, gelecek 22 yıl içinde bu miktardaki bir plaj kaybının, turist kapasitesini yaklaşık 11000 kişi dolayında azaltması beklenmektedir.

 



Geri İleri

 


Bu Site, Internet Explorer 4 ve üzeri sürümlerde en iyi izlenebilir
Top