Bulunduğunuz bölüm: / Uygulama Örnekleri / Slovenya Kıyıları


Bulunduğu Konum
Slovenya kıyıları; Adriyatik Denizi’nin en kuzeydeki parçası olan Trieste Körfezi boyunca, Akdeniz’in kuzey ucunda konumludur. Slovenya kıyıları; sadece 46 kilometre uzunluğunda olup, oldukça aşırı bir kentleşme görülmektedir. Trieste’nin ve Kuzey İtalya’nın diğer büyük şehirlerinin yakınlığı, turistler için Avusturya’yı ve Slovenya anakarasını oldukça ilginç bir alana dönüştürmektedir. Turistler, çeşitliliği olan doğal güzellikler (falezler, bataklıklar, mağaralar, plajlar, vs.) ve zengin kültürel miras (tarihi yerleşimler, tuz havuzları, geleneksel yemekler, vs.) özelliklerini çekici bulmaktadırlar.




Sorunlar / Çatışmalar / Fırsatlar

Turizm ve rekreasyon

Alan, düzinelerce otelleri, spor imkanlarını ve halk kumsallarını içeren iyi geliştirilmiş bir turizm altyapısına sahip bulunmaktadır. Bu altyapıların çoğu mükemmel durumdadır. Alan, 21000 turistik yatak sahip olup, bunların çoğunluğu Piran belediyesi dahilindedir. Yılda yaklaşık 400000 turist kabul etmektedir. Plaj turizminin yanısıra Slovenya kıyı turizminin odağında, bütün bir yılın başından sonuna kadar konferanslar, sağlık ve kumarhane turizmi de bulunmaktadır. Son birkaç yılda, eko-turizm ve kültürel turizm giderek daha çok önemli olmuştur. Bundan dolayı kıyının turizm gelişmesi şehir dışında bulunan, kolayca çevrenin taşıma kapasitesini aşabilen ve yeni turist-çekici özellikleri gelişen kıyı ardındaki iç bölgeye, kıyıdaki doğal parçalar içine doğru yayılır.

Kentleşme

Kıyı, çok yoğun olarak yerleşime açılmıştır. Bölge, 80000 kişiye yakın bir nüfusla 344 Km²’yi kaplamıştır (nüfus yoğunluğu; 232 kişi/Km²). Nüfusun çoğu (%80’in üzerinde), kıyı boyunca 1,5 kilometrelik geniş bir şerit içinde yaşamaktadır. Artan istihdam fırsatlarıyla birlikte kıyı şeridindeki kentleşme; yöre insanlarının iç bölgelerden kıyılara doğru yoğun bir göçe yol açmıştır. Göçmenler yoluyla oluşan bu çıkışın doğrudan yansıyan sonuçları arasında; çölleşmiş köyler, şehirsel binalarda çürümesi, altyapıda kalitenin düşmesi, çiftçiliğin terk edilmesi ve tipik kültürel peyzajın azalması olmuştur .
Seksenli yıllardaki göç süreci, esas olarak daha büyük sayıda ortaya çıkan özel konaklama fırsatlarından dolayı tersine dönmüştür. Bu değişiklik ise, iç bölgenin tekrar canlandırılmasında olumlu etkilere sahip olmuştur. Aynı zamanda, zayıf bir planlama ve inşaat faaliyetleri üzerindeki yetersiz kontrolden dolayı bu süreç; kültürel peyzajda ciddi bir bozulmaya yol açmıştır. Bugün ise, kıyı kentlerindeki ve yerleşimlerdeki en büyük sorun; son on yıl boyunca bunların civarındaki boş alanlara doğru kapsamlı ve dağınık biçimde genişlemesidir. Bu yıllar boyunca dar sahile ait şerit üzerindeki (tuz üretiminin terk edilmesi, yat limanını da içeren turistik tesislerin inşaatı, Koper limanı ve altyapısının geliştirilmesi gibi) büyük değişimler; doğal kıyı şeridinde ciddi kayıplara ve kıyı ekosisteminde bozulmalarla sonuçlanmıştır.


Strunjan Doğa Rezervindeki Falezler (Foto Hanc J.)

Proje Tanımı
Geçmiş on yılda eko-turizm ve kültürel turizmin gelişiminden kaynaklanan bozulmalar nedeniyle, doğal ve kültürel çevrenin korunmasına odaklanan çeşitli projeler üretilmişti. Aynı zamanda bölgesel gelişmenin çeşitli yönleriyle ilgili olan ve daha bütünleşik ve sürdürülebilir nitelikte çözümler için çaba gösteren çok sayıda projeler bulunmaktaydı. Kıyı Alanı Yönetim Proğramı (Coastal Area Management Programme - CAMP) ile birlikte bu alan; iç kısımdaki bölge dahil kıyı alanındaki sürdürülebilir nitelikte geliştirilmesi için önemli belge (kanıt) olacaktır. CAMP’ın bir parçası aynı zamanda, Slovenya kıyıları boyunca uygulanan bir "Sürdürülebilir Turizmin Geliştirilmesi Strateji"si olacaktır. Bu özel projenin diğer benzer projelerden farkı ise, sözkonusu alanın iç bölgenin de geniş parçasını kapsaması ve dokümanları hazırlamanın sürecinde halktan büyük bir katılım geleceğinin önceden tahmin edilmiş (beklenmiş) olmasıdır.


Secovlje’nin tuz alanları (Foto: Klemenc S.)

 

YORUMLAR ve KURAM
Sürdürülebilir Turizmdeki önemli bir strateji; sadece kıyı şeridi ile değil, iç bölgelerle de bağlantılı olan ve plaj turizminden turizmin diğer türlerine kadar bir çeşitliliğinin öngörülmüş olmasıdır.

 


Secovlje (Slovenya) tuzlaları, Foto: Jaka Adamic.

Sonuçlar
Kıyı alanındaki bölgesel gelişmenin ve mirasların korunması faaliyetlerinin en önemli bir sonucu; büyümekte olan çevresel sorunları çözebilmek için, bütün katılımcılar arasında işbirliğinin gerekli olduğunun anlaşılması olmuştur. Üstelik, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine doğru tümüyle bütünleşik bir yaklaşımın hazırlanması zorunlu görülmektedir.
Son on yılda yapılan faaliyetlerin bir başka sonucu ise; kıyı boyunca doğal ve tarihsel beldeleri kapsayan geniş özel koruma alanlarının oluşturulmasıdır. Doğal rezervler; tatlı su göllerinin yanısıra, falezleri, lagünleri, sualtı habitatlarını, tuz bataklıklarını, tuz havuzlarını (tuzlaları), Akdeniz bölgesinin bitki ve hayvan rezervini içermektedir.

Korunmakta olan doğa miraslarının yerleri aşağıda belirtilmektedir:

1. Tuzlayı ve Seca yarımadasını kaplayan Secovlje doğal beldesi – ayrıca bir "Ramsar" koruma alanıdır
2. Kıyı boyunca dik falezleri kaplayan Strunjan doğal beldesi
3. Skocjanski Zatok ve henüz tam olarak koruma altında olmayan diğerleri; Bu beldeler, sadece kendilerine özgü ekolojik değerleri nedeniyle yönetilmemektedir. Bunlar, aynı zamanda turizm ürününü çeşitlendirmek için kullanılan ve ilgi çekici alanlardaki değerli bir ağın parçası olarak kabul edilmektedirler.

 

 

Kim, Nerede, ve Ne Zaman
Henüz sürdürülebilir bir turizm sürecini yönlendirecek veya uygulayacak bir koordinasyon kurulu bulunmamaktadır. Sürdürülebilir turizme doğru ilerleyen sürecin tümü, 1990’lı yılların başlarında kıyı boyunca doğal mirasları kapsayan beldeleri korumak ihtiyacından dolayı başlatılmıştır. O sıralarda sürdürülebilir turizm kavramı, yüksek ekolojik veya kültürel değerleri olan hassas alanların korunması ve geliştirilmesi için doğru yönergelerin sunulması olarak anlaşılmaktaydı. "Slovenya Kıyı Alanı Bütünleşik Bölgesel Kalkınma Planı"nı geliştirmek yolunda atılan ilk adımlar, Mart 2002’de bir sonuçlandırılmıştır. Eylül 2003’te ise bu sürecin bir safhası daha, 2005 yılının bitimine dek bir sonuca ulaşılacak olan CAMP’ın hazırlanması işlemi ile birlikte başlatılmış bulunmaktadır. Proje, Barselona Sözleşmesi ve Akdeniz Eylem Planı (UNEP/MAP) çatısı altında hazırlanmış olup, "Slovenya Çevre, Fiziksel Planlama ve Enerji Bakanlığı" tarafından koordine edilmektedir. Mali kaynaklarda aynı zamanda, kıyı belediyelerinin katkıları da bulunmaktadır.


Kullanıcı için alıştırma
Hangi tür turizm, turistik ürünlerin çeşitlendirilmesi ve kıyı üzerindeki baskıları kaldırmak için geliştirilebilir ?


 

Daha fazla bilgi
http://dragonja.nib.si

 



Piran tarihi beldesi
(Slovenya’daki Madona Burnu, Foto: Jaka Adamic)


Geri İleri

 


Bu Site, Internet Explorer 4 ve üzeri sürümlerde en iyi izlenebilir
Top