Bulunduğunuz bölüm: / Niçin / Sosyo-Kültürel Kazançlar


Sürdürülebilir kıyı turizmi; iş olanaklarının yaratılması, gelirlerin tekrar dağıtımı ve güçlerin dengelenmesi yoluyla sosyal kalkınmayı güçlendirmek için bir potansiyele sahiptir. Sürdürülebilir turizmin olumlu etkileri aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır.


 

Barışın Sağlanmasında Bir Güç Olarak Turizm

Seyahatler, insanların birbiri ile bağlantı kurmasını da beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir turizm bir eğitim aracı olduğu için, insanlar ve kültürler arasındaki anlayış düzeyini güçlendirir ve ev sahibi ile konuk arasındaki kültürel değişimi sağlar. Bu durum ise, insanlar arasındaki karşılıklı etkileşim ve anlayışı geliştirme olanağını ve önyargıları da azaltma şansını artırır.

Toplumun Güçlendirilmesi

Sürdürülebilir Kıyı Turizmi; birçok şekilde toplumların enerjisine güç katan bir faaliyetler bütünüdür. Örnek olarak; yerel halkın birinci derecede yaşadığı, katıldığı ve izleyicisi olduğu olaylar, festivaller verilebilir. Çoğunlukla bunlar, turistlerin ilgi alanlarına gösterilen tepkilere göre tazelenir ve geliştirilir.

Turizm tarafından yaratılan işler, kırsal alanlardan gelen göçleri azaltmak için çok önemli bir motivasyon görevini yüklenmektedir. Yerel halk, turizmle ilgili olan profesyonel eğitimle, örgütlenme becerileri ve işlerini geliştirme yoluyla, kendi işlerini ve kazanç ihtimalini geliştirdikleri kadar, turizmin gelişmesi üzerindeki etkilerini de artırabilir.


Kasım 2000’de yapılan "Turizm Yoluyla Barış Üzerine Birinci Dünya Zirvesi" ("The First Global Summit on Peace Through Tourism") toplantısında, seyahat ve turizm endüstrisindeki 450 dünya liderinden daha fazlası, seyahatler ve turizmi küresel bir barış endüstrisi olarak tanıyan “Amman Deklarasyonu”nu onaylamışlardır. Belge; turizmi temel bir insani faaliyet olarak destekleyecek şekilde, turizm aracılığı ile barış kültürünün yapılandırılmasını, yasalara aykırı sınırlandırmaların serbest bırakılmasını ve kültürel çeşitliliğe ve insani farklılıklara saygılı olunmasını ifade etmektedir. Belge; “Tüm insanlar arasındaki ilişkiler, sürdürülebilir turizm yoluyla desteklenmeli ve geliştirilmeli” demektedir. Belge; tarihi anıtların ve sınır işaretlerinin (önemli izlerin) onarılmasını ve korunmasını, tüm halkın ulaşabilmesini, “insanlığa ait değerli varlıklar olarak gelecek kuşaklara miras olarak bırakılmasını”, istemektedir. Geçmişin bilgeliğine ve Dünyaya özen gösterirken, ekolojik dengeyi gözeterek çevrenin korunması ve doğru olarak kullanılması, “turizmin geleceği için zorunludur” ( Uluslararası Turizm Yoluyla Barış Enstitüsü - International Institute for Peace Through Tourism).

 

 

 

Yerel halkın yararı için hizmetlerin geliştirilmesi

Turizm endüstrisinin, halk için imkanların ve servislerin yaratılmasını desteklediği yerlerde turizm, bir tatil beldesine daha yüksek yaşam standardını getirebilir. Kazançlar; daha iyi malların ve gıda maddelerinin akışı kadar, geliştirilmiş altyapıyı, sağlık ve ulaşım çalışmalarını, yeni spor ve rekreasyonel hizmet birimlerini, lokantaları ve kamuya ait boş alanları kapsamaktadır.

Örnek
Birkaç yıldır Yunanistan’daki Aldemar Otelleri, halkın yaşam kalitesini geliştirmesi yanında, çevrenin korunması için de yerel toplumla birlikte çalışmaktadır. “Mare Verde” adlı bir çevre proğramını işçileriyle birlikte işletmekte ve ayrıca Yeşil Küre (Green Globe) veya WWF (Dünya Doğa Yaban Hayatı Koruma Fonu) gibi birçok uluslararası çevre proğramlarına ve örgütlerine katılım sağlamaktadır. “Mare Verde” proğramı, güneş panelleri kullanarak enerjinin tasarrufu; ağaç dikme kampanyaları; yerel çiftliklerden meyva, sebze ve mevsimlik bitkilerin satın alınması; ve çevresel konulardaki bilgi birikimlerini sürekli olarak geliştirmeleri için çalışanlarını teşvik etme gibi faaliyetleri de gerçekleştirmektedir. Ek olarak bu otellerin plajları, 1998’den bu yana “Avrupa Mavi Bayrak” ödülünü almaktadır
.

 

Örnek
£ukêcin ve Pobierowo; Polonya’daki Batı Pomeranian Sahili’nde bulunan deniz kenarı tatil beldesinin turistik gelişim süreci, iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Geçmiş yıllarda £ukêcin kasabası, çok küçük ve tarımla uğraşılan bir köy konumundaydı. Turistler, 20. yüzyılın başlarında bu köyü ziyaret etmeye başlamışlardı. 1943 yılında hazırlanan bir haritaya bakılınca, yapılaşma olan sahanın deniz kıyısına uzaklığı 500-700 metre olduğu görülebilirdi. Kasaba bugünlerde ise, doğuya doğru genişlemeye başlamış olup, sayfiye evleriyle dolu bir turizm ve rekreasyon merkezi ortaya çıkmıştı. Dziwnow’dan Rewal’a giden yolda, sahildeki tatil yerleri arasında yolculuğu kolaylaştırmak ve köylerin taşımacılık altyapısını geliştirmek için inşaa edilmişti.

Pobierowo’nun tarihi 16. yüzyılda başlamış olup, Kleis adlı bir Alman ailesi ile bağlantısı bulunmaktadır. 19. yüzyılın son yarısında ise Pobierowo Kasabası, kıyılarındaki kumsallar yüzünden tarımsal topraklarının bozulması nedeniyle, kendine özgü tarımsal karakterini değiştirmeye başlamıştı. 1886 yılında düzinelercesi varken, 21. yüzyılın başlarında sadece 3 adet çiftçinin bulunması da bu nedenledir.
“Seeblick” Oteli 1907 yılında, Frohreich adlı bir çiftçi tarafından deniz kıyısında inşaa edilmişti. Bu olay, Pobierowo Kasabasındaki kaplıca ve rekreasyon hizmetlerinin başlangıcı olmuştur. Bunun üzerine diğer çiftçi aileleri de, kasabanın batı taraflarına doğru yerleşmeye başlamıştır. 1939 yılında, büyük miktarda araziye sahip olan biri, malvarlığını 800 m²’lik toprak parçalarına (arsalara) bölerek, burada Berlin’den gelen ve küçük ahşap tatil evleri (bungalow) yapan insanlara satmıştı.
Bugün ise turistlerin kullandığı ana geçit olan Grunwaldzka Sokağı, deniz kıyısından sadece 100 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Bu sokak, yaklaşık 4 kilometre olup, kasabanın doğusu ile batısını birbirine bağlayan bir hattır.

Bu iki sahil tatil beldesi, geniş ve temiz kumsalları, falezleri, eski zamandan kalma (antik) çam ağacı ve ladin ağaçlarıyla dolu ormanları ile ünlüdür. £ukêcin ve Pobierowo kasabaları, halen dinamik olarak gelişmesini sürdürmekte, ayrıca özel bir turist kasabası niteliği de taşımaktadır.

 
Kültür ve Geleneklerin Değer Kazanması

Sürdürülebilir turizm, kültürel ve tarihi geleneklerin korunmasını ve aktarılmasını güçlendirmek için bir potansiyeli bulunmaktadır. Sürdürülebilir turizm, doğal kaynakların korunmasına ve sürdürülebilir yönetimine, yerel mirasın korumasına, yerli kültürlerde, kültürel sanatlarında ve el sanatlarında bir rönesans (aydınlanma) yaratmaya katkıda bulunmaktadır.

 

Turizm, yurttaşların katılımını teşvik eder ve onur duymalarını sağlar.

Ayrıca bazı durumlarda ise turizm, doğal ve kültürel beldelerin mali değerleri hakkında, yerel halkta bilinçlenme düzeyini yükseltir. Yerel ve ulusal mirasların varolması gurur duygusu ve korunmaları konusunda da ilgi uyandırır. Daha geniş kapsamda sürdürülebilir turizmin gelişmesi ve işletme konusunda yerel toplulukların katılımı, sürdürülebilir biçimde kullanılan biyoçeşitliliğin korunması açısından önemli bir koşul ortaya çıkmaktadır.


Örnek
Hjälmö Adası; bir kuzey ülkesi olan İsveç’in Stockholm kentindeki takım adalardan biri olup, Västergården biriminden bazı aileler, ekolojik çiftçilikle beraber tur şirketleri işletmektedir. Ziyaretçiler, adaya gelerek kalabilirler ve takım adalardaki (adalar denizindeki) gezilere katılabilirler, aynı zamanda Ada salamı (Archipelago salami), füme (tütsülenmiş) kuzu ve kırpılmış yün gibi çiftlik ürünleri satın alabilirler. Västergården turları, talep olması halinde ve ziyaretçilerin isteklerine bağlı olarak düzenlenen gezilerdir. Geziler sırasında rehber, hem mevcut halinde ve hem de geçmişinde takım adalarda neler olduğu ve bu adalarda nasıl yaşanacağı hakkında, ziyaretçilerin bilgilenmesini sağlamaktadır. Verilen bilgilerle, takım adaların nasıl oluştuğu, rüzgarın, iklimin, suların ve insanoğlunun bu adaların şekillenmesine nasıl katkıda bulunduğu. bugünkü durumuna nasıl bir süreçle geldiği ve diğer konular açıklanmaktadır. Bu şekilde ziyaretçiler, bulup gördükleri doğal ve kültürel peyzaj ile takım adalardaki tarımsal peyzajın önemini tanırlar ve bilirler. Gelecek için sürdürülebilir olarak korunduğunun bilinmesi oldukça önemlidir (İnternet adresi olarak): (Svenska Naturskyddsföreningen İsveç Doğa Koruma Derneği ).

 

Örnek
1999 yılında Hırvatistan’daki Dubrovnik kentinde bulunan ACI yat limanı, Avrupa’da verilen Mavi Bayrak çevre ödülünü kazanmıştır. Bu ödül derneklere, yat limanını ve plajları temiz tuttukları ve yerel çevreyi gözetecek biçimde yönettikleri için verilmiştir. Yat limanı yönetimi, eğitim faaliyetleri ve çöp toplama ve ayıklama gibi temizlik faaliyetlerinde yerel okullar ile işbirliği yapmaktadır. Bu eylemler, kendilerinin kazanmış olduğu Mavi Bayrak etiketini korumak için gerçekleştirilmektedir. Yat limanı, Ombla Irmağının ağzında (deltasında) konumlu ve kent merkezine bir yolla bağlanan bir yerdedir. Yat limanında, tüm gerekli bilgilerin kapsandığı broşürler, kitapçıklar ve kitaplar gibi birçok kaynağın bulundurulduğu bir bilgilendirme ofisi yer almaktadır. Turistler ve yerel ziyaretçilerin yerel çevre hakkında daha fazla öğrenmesi ve bilgilenmesi için (İnternet adresi olarak); ( Dubrovnik ACI Yat Limanı , Mavi Bayrak Kampanyası ).
 
Turistler için Sürdürülebilir Turizmin Yararları

Ziyaretçiler için sürdürülebilir turizmin birçok yararı bulunmaktadır:
- hiç dokunulmamış doğa ve peyzaj,
- temiz hava ve su içeren çevre kalitesi,
- düşük suç işleme oranına sahip, iyi gelişen sağlıklı bir toplum ve,
- otantik yerel kültür ile geleneklerin korunduğu bir ortam


Kullanıcı için alıştırma
Yukarıda anlatıldığı şekilde, sürdürülebilir turizm tanımından çıkarılacak ilkeler, bir kıyı turizminin sürdürülebilirliğini değerlendirmede kullanılabilecek kriterleri içeren bir kontrol listesi oluşturmaktadır.



Geri İleri

 


Bu Site, Internet Explorer 4 ve üzeri sürümlerde en iyi izlenebilir
Top