Bulunduğunuz bölüm: / Niçin / Sosyo-Kültürel Etkiler

 

Burada bilinen (klasik) turizm türü için tanımlanmış olan sosyo-kültürel etkiler, evsahibi toplulukların turistlerle olan doğrudan ve dolaylı ilişkileri ve turizm sanayi ile etkileşimi üzerindeki etkilerdir. Çok çeşitli nedenlerle, evsahibi olan topluluklar çoğunlukla servis sağlayıcılarla ve konuklarıyla gerçekleştirdikleri etkileşim, daha zayıf bir grubu oluşturmaktadır. Turizmin etkileri, sistemin değerlerinde ve davranışlarda bazı değişimleri ortaya çıkardığı zaman, yerli kimliğin varlığını tehdit etmeye başlamaktadır. Dahası bu değişimler çoğunlukla, toplumun yapısında, aile ilişkilerinde, ortak yaşam tarzında, kutlama biçimlerinde ve ahlak kurallarında ortaya çıkmaktadır.


 
Yerel Kimlik ve Değerlerdeki Değişimler

Klasik (konvansiyonel) turizm, değişiklik veya yerel kimlik ve değerlerin kaybına sebep olabilir. Alttaki açıklandığı şekliyle klasik turizm, birbirine bağlı etkileri de beraberinde getirir:

  • Yerel Kültürün Ticarileştirilmesi
    Dini gelenekler, yerel alışkanlıklar ve kutlama biçimlerinin kapsamı, turistlerin beklentilerine uyacak tarzda ve "yeniden yapılandırılmış etnik desen" olarak adlandırılan bir durumla sonuçlanacak şekilde daraltıldığında; turizm, yerel kültürü satılan bir mal türüne dönüştürebilir.
  • Standartlaştırma
    Tatil beldelerinin alacağı risklerin standartlaştırılması; turistlerin peyzaj, barınma ortamı, yiyecek ve içecek gibi arzularını tatmin etme sürecinde, tatil beldelerinin turistler için yeni ve alışılmamış olması gerekir. Bunlar aynı zamanda aşırı yeni ve tuhaf olmamalıdır. Çünkü, gerçekten pek az turist tümüyle yenilikler arar.
  • Turistlerin Taleplerine Uyum Sağlanması
    Turistler; hatıra eşyaları, sanat eserleri, el sanatı ürünleri, kültürel izler taşıyan öğelerle ilgilenirler. Birçok turistik tatil beldesindeki el sanatları ustaları, giderek artan taleplere cevap vermekte ve müşterilerinin zevkleri doğrultusunda ürün tasarımlarında bazı değişiklikler yapmaktadırlar. Turistler tarafından gösterilen ilgi, sanatkarların değerli görülmelerine katkıda bulunmakta ve kültürel geleneklerin korunmasına yardımcı olmaktadır. Kültürel varlıkların ticarileştirilmesi süreciyle birlikte, Kültürel Aşınma (erozyon) ortaya çıkmaktadır.

 

Kültür Çatışmaları

Turizm, insanların farklı coğrafi yerleri gezmelerine ve başka türlü bir araya gelmeyen kişiler arasında sosyal ilişkiler kurulmasına katkıda bulunduğundan dolayı; kültürler, etnik yapılar, dini gruplar, değerler, yaşam tarzları, diller ve refah seviyelerinin bir sonucu olarak kültür çatışmaları ortaya çıkabilir. Turistik gelişmelere karşı yerel halkın davranışı; ziyaretçilerin oldukça hoş karşılandığı yerlerde mutluluk duygusu yoluyla veya kayıtsız kalma, rahatsızlık verme ve yerel halkta giderek artan turist karşıtı davranışlardan kaynaklanan potansiyel nefret duygusu yoluyla bir şekil kazanır.

Kültürel çatışmalar, aşağıda belirtilen yollarla artabilir:

  • Ekonomik Eşitsizlik - yerel halk ile evlerinde genelde harcadıklarından daha fazlasını sarfeden turistler arasında.
  • Turistlerin tavırları yüzünden ortaya çıkan rahatsızlıklar - Turistler çoğu kez dikkatsizlik ve ihmalkarlık yüzünden, yerel geleneklere ve ahlaki değerlere karşı saygı göstermekte başarısız kalırlar. Bu davranışlara benzer bir durum olması bakımından Catalunya örneğini verebiliriz. Catalunya, turizm sanayiinde dünya çapında bir güç olmuştur. Bununla birlikte güneş, eğlence ve içecekler üzerine kurulu bir çeşit turizm geliştirilmiştir. Ülkeye gelen turistlerse, sadece bu klişeleri arayan ve yerel değerlere aldırmayan türde olmaktadır. Oysa bu turistler, kendi ülkelerinde asla sokakta yüksek sesle konuşmayan, bütün gün boyunca alkol almayan veya “evlerine” giderken yolları üzerinde gördükleri alışveriş dükkanlarının camlarını kırmayan insanlardır. Costa Brava’daki
    Lloret de Mar içindeki durum, şu an için savunulamaz niteliktedir.
    (Patronat de Turisme Costa Brava Girona ).
  • Meslek Uyuşmazlıkları - profesyonel eğitim noksanlığı yüzünden, çoğu düşük ücret ödenen meslekler yerel halkta görülürken, yüksek ücretli ve saygın konumda olanlarınsa yabancılarda veya "kentleşmiş" ülkelerde görülmektedir.

 

Sosyal baskılara yolaçan fiziksel etkiler

Bir tatil beldesinde artan turizmin fiziksel tesirleri, yerel toplumu etkiledikçe önemli sosyal baskılara neden olabilmektedir.

Sosyo-kültürel dezavantajlar aşağıda verilen konularda ortaya çıkabilir:

  • Kültürel bozulma ve kültürel mirasın zarar görmesi; şiddet, kirlilik, kültür mirasının yasal olmayan yollarla bulunduğu yerden çıkarılması veya kaçırılması, çevredeki tarihi peyzajın değiştirilmesinden kaynaklanabilir.
  • Kısıtlı olarak sağlanmakta olan su ve enerji gibi birincil kaynakların kullanılmasında Turizm ile yerel halk arasında rekabet ortamı biçimindeki kaynak kullanım çatışmaları
  • Geleneksel toprak kullanımları arasındaki çatışmalar, özellikle kıyı alanlarında otellerin inşaa edilmesi ve geleneksel balıkçılık yapılan yerlere erişimin ve hatta alanların rekreasyonel amaçla kullanımının turistlerce aksatılmasından kaynaklanabilir.
 
Suç İşleme

Suç oranları, bir bölgenin büyümesi ve kentleşmesi ile birlikte tipik olarak artış göstermektedir. Kitle turizminin büyümesi çoğu kez, artan suç oranı birlikte olmaktadır. Çoğu kez kamera ve mücevherat gibi değerli eşyaları ve harcamak için yüklü miktardaki paraları taşıyan çok aşırı sayıdaki turist varlığı; suçlulara çekici gelmekte ve beraberinde ise soygunu ve uyuşturucu ticaretini artırmaktadır. Her ne kadar turizm cinsiyet istismarların nedeni olmasa da, bu yolda kolaylıklar sağladığı bir gerçektir.

 

Çalışma ve İş Bulma Şartlarının Bozulması

Çalışmalar, turizm sektöründeki çok sayıdaki mesleğin; uzun çalışma saatleri, sabit olmayan (geçici veya sezonluk) iş bulma, düşük ücret, eğitim kalitesi düşüklüğü ve kalifiye eleman olmak için yetersiz fırsatlar gibi ayrılmayı kolaylaştıran birçok çalışma ve iş koşullarına sahip olduğunu göstermektedir (www.ilo.org). Ek olarak, (liberalizasyon ve çok katı rekabet gibi) turistik ticaretteki ve seyahatlerdeki yeni gelişmelerin, daha güvenilmez ve esnek iş bulma koşullarına yönelik eğilimi güçlendirdiği gözlenmektedir. Oldukça ucuz ve esnek iş koşullarına uydurulması nedeniyle, bazen bu gibi işlerde çocukların (iş ve işçi güvenliği sağlanmaksızın) çalıştırıldığı görülmektedir.

 

Geri İleri

 


Bu Site, Internet Explorer 4 ve üzeri sürümlerde en iyi izlenebilir
Top